İnsan Ticareti Mağdurları Bilgi Notu -İnsan Ticareti İle Mücadelede Sivil Toplumun Gücü Projesi

Şubat 8, 2017 No Comments »
İnsan Ticareti Mağdurları Bilgi Notu -İnsan Ticareti İle Mücadelede Sivil Toplumun Gücü Projesi

İNSAN TİCARETİ MAĞDURLARI BİLGİ NOTU
İnsan Ticareti Nedir?
İnsan ticareti genel olarak kadınların, erkeklerin ve çocukların sömürü amacıyla zorla alıkonulması, özgürlüklerinin kısıtlanarak istismar edilmesi anlamını taşımaktadır. Dünyada insan ticaretine en çok maruz kalanlar cinsel sömürü mağduru kadınlardır. İnsan tacirleri dezavantajlı durumdaki kişileri önce kandırıp, ardından tehdit etmekte ve insanlık dışı yöntemler kullanarak sömürmektedir
Günümüzde insan ticareti suçu daha çok üç şekilde görülmektedir.
o Seks ticareti: Her türlü cinsel sömürü, zorla fuhuş, pornografi, seks kölesi olarak zorla çalıştırma.
o Emek ticareti: Zorla çalıştırma, dilencilik yaptırma, düşük ücretle veya ücretsiz çalıştırma, çok kötü şartlarda çalıştırma, ev hizmetleri köleliği, suçta kullanma, çocuk asker olarak kullanma.
o Organ ve doku ticareti: Rıza alınmadan veya kandırılarak organ ve dokuların alınması.
İnsan ticareti çoğu zaman göçmen/insan kaçak-çığı ile karıştırılmakta olup, tamamen farklı iki kavramlardır. İnsan ticareti kişiye karşı işlenen bir suç, göçmen/insan kaçakçılığı ise kişinin bir ülkeden başka bir ülkeye çıkmasını sağlayan ve devlete karşı işlenen bir suçtur. İnsan ticareti küresel bir sorun olup tüm dünya ülkelerinde yaşanmaktadır. Çoğunluğu yoksul ve çaresiz olan insanların daha iyi bir yaşam umudu ile aldatılarak veya kandırılarak ya da sınır ötesi göç etmeleri/ettirilmeleri sağlanarak “insani hakları ihlal edilmekte ve insanlık onurları bozulmaktadır. İnsan ticareti mağdurlarının sömürülmek üzere götürüldükleri ülkeler hedef ülke, mağdurlarının manşei yani daimi ikamet ettikleri ülkeler kaynak ülke ve kaynak ülkeden hedef ülkeye götürülürken üzerinden geçilen ülke ise transit ülke olarak adlandırılmaktadır. İnsan ticareti örgütlü suç olup; örgütlü suç gruplarına yılda yaklaşık 32 milyar dolar kazandırmaktadır.
İnsan ticareti sadece kişilere yönelik bir sorun olmayıp, aileleri ve yakın çevreleri ile onların içerisinde yaşadığı toplumu da doğrudan etkilenmektedir. Birleşmiş Milletler raporlarına göre dünya genelinde her yıl en az 4 milyon kadın, çocuk ve erkeğin insan ticareti ve insan kaçakçılığı mağduru olduğu yer almaktadır. Dolayısıyla toplumsal kalkınmayı, güvenliği, çalışma sistemini, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini de etkileyen sorun yumağına dönüşmekte ve çözüm için ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde önleme, koruma, kovuşturma, izleme, ortaklık gibi konularda kapsamlı yaklaşım ve işbirlikleri gerekmektedir. İnsan ticaretinin kaynak ve hedef ülke açısından çeşitli sebepleri vardır. Kaynak ülkelerdeki işsizlik, yoksulluk, eğitimsizlik, bilinçsizlik, fırsat eşitsizliği, düşük yaşam standartları, savaşlar, etnik çatışmalar ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık insan ticaretinin sebeplerini oluşturmaktadır. Bunların yanında, kadınlara ve kız çocuklarına yapılan baskı, genç kadınların aileleri tarafından zorla evlendirilmesi veya satılması, fakir çocukların maddi durumu daha iyi olan zengin akrabalara veya arkadaşlara emanet edilmesi gibi sosyo-kültürel özellikler de insan ticaretinin önemli sebeplerindendir. Diğer yandan hedef Dikerlerdeki kısıtlayıcı göç politikaları, sınır kontrollerindeki eksiklik, seks hizmetlerine ve ucuz işgücüne olan talep ve teknolojik gelişmelerin iletişimi kolaylaştırılması gibi etkenler insan ticaretinin oluşmasına sebep oluşmaktadır.
Bu güne kadar tespit edilmiş insan ticareti mağdurlarının ortak özellikleri: Kadın, çocuk ve ya erkek, bekâr kızlar veya boşanmış çocuklu anneler, derin ekonomik yoksulluğu bulunan çoğunlukla kırsal kökenli işsiz bireyler/aileler; eğitim düzeyi düşük kişiler, ailesini kaybetmiş çocuk ve kadınlar, aile içi şiddete maruz kalmış bireyler, sorunlu ailesi olanlar, psikolojik problemli ebeveyni olanlar; eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimleri sınırlı olanlar. Daha iyi bir yaşam için değişik imkânları değerlendirmeye eğilimli bireyler ve kayıt dışı seks işçileridir.

İNSAN TİCARETİ MAĞDURLARINA UYGULANAN ŞİDDET ÖRNEKLERİ
Bazı mağdurların, mağdur oldukları halde baskı gördükleri ve tacirlerinin kendilerine zarar vereceği korkusuyla ya da birikmişini alabilme umuduyla; mağduriyetini gizleyerek kendilerini gönüllü olarak söz konusu işleri yaptıkları şeklinde tanıttıkları,
Tacirlerin mağdurlara vücudu parçalanmış çıplak kadın fotoğrafları gösterilerek tehdit ettikleri ve sömürüye zorladıkları; ayrıca mağdurlara çalışırken kullanacakları kıyafetleri aldıkları, kuaföre götürerek saçlarını boyattıkları ve kestirdikleri, bu masraflar için de sürekli borçlandırdıkları,
o Tacirler, müşterilerin zayıf kadınları beğeniyor olmasını nedeniyle, mağdurları aç bırakarak, günde bir defa ve çok az yiyecek vererek önemli kilo kayıplarına neden oldukları,
o Mağdurların, fuhuş sektöründe zorla çalıştırılarak bir günde ortalama 8 -10 farklı kişiyle birlikte oldukları (çoğu zaman da bir müşteri birden çok kez mağdurla birlikte olmakta, dolayısıyla bir mağdur bir günde ortalama 15 kez ilişkiye zorlanmaktadır),
o Mağdurların tacirlerden kurtulmak için müşteriden yardım istedikleri ancak müşterilerin tacirlere haber vermesi sonucu tacirler tarafından çeşitli biçimlerde cezalandırıldıkları ve şiddet gördükleri, zamanla çaresizlik nedeniyle yaşamları ile ilgili umutsuzluğa kapıldıkları.

…ve bunlar gibi yüzlerce sindirme ve korkutma yöntemleri öğrenilmiştir.
İnsan ticareti mağdurları oldukça savunmasızdırlar. Tacirler tarafından kötü muameleye maruz kalmakta, defalarca satılmakta, pasaportları veya vizeleri ile ilgili sorunlar yaşamaktadırlar. Bu nedenle, mağdurlara ulaşıldığında başlarına gelecekler konusunda korkutulmuş, bedensel cinsel veya duygusal olarak kötü muameleye maruz kalmış olmaktalar. Ayrıca, sağlık yönünden cinsel yolla bulaşan hastalıklarla temas etmiş, kendilerine veya ailelerine karşı misilleme yapılmış, korkmuş veya korkutulmuş olabilmekte; polise ve diğer yetkililere karşı güvensiz kılınmış, her ne kadar kötü muamele görmüş olsalar da kendilerini sömüren insanlara bağlanmış olabilmektedirler.
İNSAN TİCARETİ MAĞDURLARINDA GÖRÜLEN RUHSAL SORUNLAR
Bu kadar sömürüye ve tehdide maruz kalan mağdurların, yaşadığı tehdit sonrası normal davranış göstermesi beklenemez. Bu alanda yürütülen çalışmalar ile edinilen deneyimler sonrasında mağdurlarda önemli sorunlar belirlenmiştir. Bunlar;
o Temel güven yitimi, şok, donakalma, korku
o Mutsuzluk, elem, ağlama, değersizlik, suçluluk, utanç, konsantrasyon güçlüğü, isteksizlik,
o Kendine zarar verici davranışlar, intihar girişimi,
o Tahammülsüzlük, kolayca öfkelenme, duygusal iniş çıkışlar,
o Nerede veya kim olduğunu bilememe/hatır-layamama, bellek kayıpları,
o Gerçeklikten kopma, hayal görme, ses işitme, saçma/anlamsız konuşma,
o Travmayla ilgili sürekli düşünme, travmanın zihninde canlanması, ya da kâbuslarda tekrarlanması
o Travmayla ilgili kişilerden veya yaşantılardan, hatta anlatımlardan ve sorulardan kaçınma,

o Travmayı önemsizleştirme, kendini travmadan ve olumsuz duygulardan yalıtma,

o Güvensizlik, çaresizlik, kontrol kaybı,
o Adil bir dünyaya dair temel inancın kaybı, gelecek ile ilgili belirsizlik, kaygı ve olumsuz olay beklentisi
o Bedensel olarak; ağrılar (baş, sırt, karın, kas, vs) baş dönmesi, bulantı, kusma, terlemeler, çarpıntı, uyku & beslenme düzeninde bozulmalar, barsak düzeninde bozulmalar (ishal, kabızlık), idrar yolu yakınmaları, adet düzeninde bozulmalar, hastalıklara dirençte azalma, madde/alkol kullanımı, aşırı yeme, uyuşmalar, karıncalanmalar.
Özetle;
İnsan ticareti mağdurları kandırılarak, korkutularak, esarette tutularak, şiddet uygulanarak sömürülmekte; insanlık onurları zedelenmekte ve ağır travma yaşamaktalar. Mağdurlar korkutuldukları için şikâyette bulunamamaktalar.Tüm bu nedenlerden dolayı mağdurlara ulaşılamamakta, ulaşıldığında ise kırılgan olmaları, korku ve tehdit altında olduklarını hissettikleri için kendilerini ifade edememektedirler. Dolayısıyla da mağdurlara ulaşılamamaktadır.
Hep birlikte onlar için bir şeyler yapalım.
Yapılacak şey çok basit. Onları fark edelim ve
o 157 Yabancılar İletişim Merkezini,
o 155 Polisi,

o 156 Jandarmayı arayalım.

 

Leave A Response